Grafen Tabanlı Kalıcı Belleğe Doğru!

Singapur Devlet Üniversitesi ve Malzeme Araştırma ve Mühendislik Enstitüsü’nden araştırmacılar grafen tabanlı alan etkili transistör için bir gelişmiş tasarım geliştirdiler. Bu yeni geliştirilen tasarım, grafen katmanın altına ek olarak silikon dioksit (SiO2) dielektrik geçitin (gate) eklenmesini içermektedir. Silikon dioksit geçit, geleneksel alan etkili transistörlerde uzun süredir kullanılan bir bileşendir ve ferroelektrik sinyal ayırıcının (gating) etkisinin ölçülmesi için etkili bir referans noktası sağlar. Aynı şekilde alt ve üst geçitlere uygulanan voltajların fonksiyonu olarak aygıtın direncinin izlenmesi ile araştırmacılar grafen ferroelektrik alan etkili transistörlerin swicth yani makas veya değişme davranışı ve performansının niceliksel olarak anlaşılmasının bir yolunu buldular. Bu durum ise bize grafen tabanlı kalıcı bir bellek aygıtının kullanımında yarar sağlayacaktır ki, silikon dioksit geçit ile yük taşıyıcıların ek arkaplan kaynağı olarak sağlanmasıyla bit yazılması basitleşmiş olur. Yani bir grafen kalıcı belleğe bizler veri ekleyebiliriz. Ve tüm bunun gerçekleşmesine ferrroelektrik polarizasyon olayı izin verebilir. Ferroelektrik polarizasyon, iki zıt polarizasyon yönelimlerine karşılık gelen iki kararlı durum arasındaki değişimdir. Bu değişimleri kullanarak bir grafen tabanlı bir belleğimiz olabilir! Tabii hiç birşey bu kadar basit değil. Yazının devamı »

Popularity: 3% [?]

Satürn’ün Manyetik Alanı ve Sıcak Plazma Patlamaları

NASA’nın Cassini uzay aracından gelen verilerde, gezegen etrafındaki manyetik alan ve sıcak plazma patlamaları arasındaki periyodik sinyallerden gelen bir gizem çözüldü: Satürn’ün manyetik alanı, sıcak iyonize gaz (plazma) patlamaları tarafından şiddeti artırılıyor/yükseliyor…

Bilim insanları, Satürn etrafında büyük plazma bulutlarının periyodikliğinden oluşan “çiçek” buldu ve gezegenin etrafında çamaşrı makinesinde suyun çıkarılmasına benzer bir harekete sahip olduklarını da bulmuşlar. Bu sıcak plazma hareketi, Satürn’ün dönen manyetik alanın ölçümlerinde kendini tekrar eden bir “yumruk” üretir. Yazının devamı »

Popularity: 3% [?]

Uzayda Yaşam Arayışı: Yeni Bir Dönem Mi?

NASA, 2 Aralık 2010′da Türkiye saati ile 21′de yaşamın kökenine ve geleceğine dair astrobiyoloji alanındaki çalışmalarının bulgularını ele alan bir açıklama yapılacağını duyurdu.

Yurt dışı kaynaklı pek çok internet sayfasında Dünya dışı yaşamın keşfedildiğine dair spekülasyonlar yapılsa da buna itibar etmemek en gerçekçi durum olarak göze çarpıyor. Ancak dünya dışı yaşam arayışında bir basamak daha ileride  olduğumuzun habercisi olacak perşembe akşamı yapılacak açıklama. Hatta gün gelecek bilim tarihinde dünya dışı yaşam  arayışında bir kilometre taşı olarak bahsedilecek. O yüzden bu açıklamanın değeri çok büyük. Ayrıca da önemli… Bu demektir ki, uzay teknolojilerinin bu açıklama sonrası gelişimi daha da hızlanacaktır. Daha büyük paralar yatırılacaktır. Herşeyden en önemlisi tüm dünyanın ilgisi tekrar uzaya, evrenin derinliklerine çevrilmiş olacak.

Yazının devamı »

Popularity: 5% [?]

Wikileaks, ABD ve İnternetin Geleceği

Bilindiği üzere bir Avustralyalı’nın kurucusu olduğu Wikileaks web sitesi Amerika Birleşik Devletleri’nin gizli belgelerini internet üzerinden dağıtıyor. Son yayınladığı belgeler arasında Avrupa’dan tutun da pek çok ülke lideri hakkında birtakım bilgiler varken diğer yandan da ülkemiz hakkında ABD diplomatları arasındaki resmi yazışmalar da bulunuyor. Öyle ki zamanında çok gizlidir ibaresi bulunan bilgiler bile bu dağıtılan belgeler arasında yer almaktadır. Olayın yankısı, etkisi o kadar büyük ki İtalya Dış İlişkiler Bakanı “diplomasinin 11 Eylül’ü” diye tabir ediyor özellikle son dalgadaki belgelerden dolayı… Elbette ki bu sayfada siyasi sonuçlardan ve olaylardan bahsetmeyeceğim, zaten ilgili olan arkadaşlarımız zannediyorum ki ajanslardan gerekli takipleri yapmışlardır. Bu olayın ardından çoğu kişi ABD’nin saltanatı yıkılıyor, diğer ülkelerle ilişkisi zayıflayacak gibisinden yorumlarda bulundu. Peki gerçekte ABD bu gelişmeleri engelleyebilir miydi? Wikileaks bir piyon olamaz mı? Arkadaşlar “Prestij” filmini hatırlayın, “Dikkatli bakıyor musunuz?”

Yazının devamı »

Popularity: 4% [?]

Facebook’ta Yaşam(!)

Teknolojiyle beraber yaşantılarımızın, tüm algılarımızla beraber değiştiğinin farkındayız artık. 1960′larda, 1970′lerde öğrenci olanların mum ışığında, gaz lambası aydınlığında bir sobanın kenarında ders çalışmalarının yanı sıra kütüphanelerde binlerce kitabın arasında boğulup araştırmalar yapmaktansa günümüzde bir bilgisayar hatta cep telefonu aracılığıyla bunları gerçekleştirebilir hâle geldik. Ki bir zamanların telefonları sadece “arama” işlevini yerine getirirken bugünlerde telefonlar internete girme, oyun oynama, müzik dinleme, televizyon izleme gibi farklı özelliklere sahip. İşte bu değişimler hayatlarımızda da birtakım değişimler uyandırdı. Hayatımızdaki değişiklikleri göz önüne aldığımızda son zamanların en çarpıcı değişimini facebook’ta gördük. Milyonlarca insan oturmuş bir ekrana bakarak birbiriyle iletişim kuruyor, karşısındaki insanların fotoğraf albümlerini inceliyor hatta orada tanışıp orada konuşup evlenebiliyorlar. Bu muazzam bir değişimdir, hele de iki asır ve daha önceki dünya toplumunu ele aldığımızda!!!

Yazının devamı »

Popularity: 5% [?]

Gelecekte Su Savaşları

Giderek kentleşiyoruz… Her yıl milyonlarca insan kırsal kesimlerden şehirlere göç ediyor Dünya’da. Bu aslında bugün işçi sınıfının yarınlar da tüketici sınıfında kişilerin artacağına işarettir. Çünkü şehirlileşmek, kentleşmek demek tüketimi de beraberinde getiriyor. Elbette bu tüketicilik pek çok ürün, eşyada söz konusu. Bunların arasında insan oluşumuzdan ileri gelen en önemli tüketim maddemiz “temiz su”dur. Giderek kentleşiyoruz ve bu kentlerde yaşayan insanların sayılarının da artmasıyla beraber temiz su sıkıntısı da artmaya başladı. Son zamanlarda ülkemizde de benzer sorunlar yaşadık. Peki gerçekten su savaşları yaşanabilir mi? Temiz suyun kullanımında bizi ne gibi yenilikler bekliyor? Hangi ülkeler su politikaları oluşturdu? Temiz su sıkıntısı aşılabilir mi? Yazının devamı »

Popularity: 6% [?]

Grafen ve 2010 Nobel Fizik Ödülü

Yakın geleceğimizde esnek ekranlar, dokunmatik ekranlarda dolayısıyla ipod, cep bilgisayarı, dizüstü bilgisayarlar, televizyon gibi teknolojilerde, transistörlerle işlemcilerimizde, bilgisayarlarımız dahil sayısız birçok teknolojinin temel yapı taşı olarak grafeni göreceğiz. Çelikten 200 kez dayanıklı, bilinen diğer malzemelere göre elektronların hareketliliği daha yüksek, potansiyel uygulamaları çok geniş ve nispeten daha ucuz, bilim insanlarınca en olağanüstü malzeme olarak nitelendirilen grafen malzemesi çok değil bulunuşundan 5-6 yıl sonra bu buluşu gerçekleştiren bilim insanlarına Nobel Fizik Ödülü’nü getirdi. Hollandalı A. Geim ve Rus asıllı K. Novoselov, Manchester Universitesi’nde 2004 yılında yaptıkları bu buluş ile yıllardır iki boyutlu bir yapının olamayacağına dair süren tartışmalara son noktayı koymuşlardı ve iki boyutlu bir sisteme sahip bal peteği örgü yapısına sahip bir karbon atomu kalınlığında karbon allotropu olarak grafeni keşfetmişlerdi. Yazının devamı »

Popularity: 6% [?]

Buckyball: 25. Yılında

Buckyball, molekül formülü C60 olan karbon tabanlı bu nanoyapılar fullerenlerin özel bir yapısıdır. 25 yıl önce keşfedilen bu yapılar yıllar içinde teknolojinin de gelişmesiyle pek çok uygulama alanı bulabilmiştir. Kuark Bilim Topluluğu’nun haber sayfasında Kuark Moleküler NanoBilim Araştırma Grubu‘nun da vasıtasıyla daha önce duyurduğumuz bir haberde HIV ile mücadelede henüz teorik çalışmalar sürse de gelecekte belki de HIV ile mücadelenin kilit noktası olacak buckyballar. Öte yandan bu yapılar elektronikte bilhassa nanoelektronikte önemli bir yerleri var.  Moleküler ölçekteki transistörler için anahtar bir yapı sayılabilir.

Sadece karbondan da olmak zorunda değil, bor buckyball da var.
Ne diyelim, iyi ki varsın :)

Gökhan Atmaca

Bakınız:
Fullerenler – KBT Bilim Sitesi
HIV ile Mücadelede Buckyball – KuarkHaber
Nanofizikte Buckyball – KuarkHaber

Not: Google’ın sürprizi de ne hoş değil mi? (logosunu değiştirmiş)

Popularity: 3% [?]

BattleStar Galactica: Bilim-Kurgu Dizisi

1978 yılında Glen A. Larson tarafından ilk defa yazılan BattleStar Galactica -SavaşYıldızı Galactica-, Aralık 2003′te yeni serisi ile karşımıza çıkmıştı. İlk başta bir mini seri ile bizleri karşılayan bilim kurgu dizisi, daha sonra politik ve bilim kurguların iç içe geçtiği devam bölümleri ile Mart 2009′a kadar soluksuz bir şekilde sürdü. Lost gibi pek de iç açıcı olmayan bir bölümle değil daha üst düzey bir final bölümüyle de veda etmişti.

Yazının devamı »

Popularity: 4% [?]

Tercih Dönemi Yaklaşırken Üniversite Hayali Kuranlara…

Merhabalar,

Uzun bir aradan sonra tekrar bir aradayız, söz konusu bu yazımızın konusu tercih dönemi ile alakalı. Şu sıralar hepimizin de bildiği üzere tüm ülke olarak bir sınav dönemi içerisindeyiz. Üniversiteli arkadaşlarımız final sınavlarını ya sürdürüyorlar ya da yeni bitirmiş durumdalar, liseli arkadaşlarımızı ise LYS heyecanı sarmış durumda ve  ilköğretim öğrencisi arkadaşlarımız da SBS sınavlarını yeni atlatmış bulunuyorlar. Keza yakın zamanda KPSS sınavı da gerçekleşecek. Dolayısıyla hayatımız bir sınav.

Bu yazımız özellikle üniversitelerimizin bölümlerinde okumak isteyen arkadaşlarımızı ilgilendiriyor. Çünkü bahsetmek istediğim bir web sitesi üniversiteli olmaya aday olan arkadaşlarımıza yardımcı olma çabasında. Bu web sitesinde bölümler hakkında birinci ağızdan yani o bölümde okuyan ya da o bölümü yeni bitirmiş kişilerin tecrübeleri ile bilgiler edinebiliyorsanız ve üstelik soru sormak istediğinizde tam olarak istediğiniz, merak ettiğiniz konuyu bu kişilerden öğrenebiliyorsunuz. Aslında bu site tam size göre! Yazının devamı »

Popularity: 3% [?]