Mars’ta Koloni ve Uzay Çağı

Artık gerek hayallerimizde gerek de bilim kurgu sinema filmlerinde insanlığın uzaydaki olası yayılımı, insanlar için değişen dünya anlayışı yerine kendisinden uzak olduğunu düşündüğü uzayın aslında bir parçası olduğu anlayışının gelmesi gibi uzay çağının getirecekleri hakkında birtakım fikirlere sahip oluyoruz. Yüzyıllar sonra memleketler gibi sen dünyalı ben marslı polemiklerini gerçekten yaşayacak mıyız? Merak konusu…

Uzay Çağı‘ yazı dizisi şekline getirmeye çalıştığım bu yazılarda gerek günümüzdeki durumdan gerek de gelecekte insanların uzayı nasıl kavrayacakları hakkında bilgiler sunmayı amaçlıyorum. Bu yazımız, ‘Uzay Çağı’ yazı dizisinin 2. çalışması. Önceki yazımızda öncelikle uzay çağı hakkında bir giriş yaptım sonrasında ise Ay’da koloni kurulmasının önemine değindim. Bu yazımızda da benzer bir yolu izleyeceğim.

Ay üzerinde olası kurulacak bir koloni ile ikinci yazımıza başlıyoruz. İlk yazımızda Ay kolonisinden biraz bahsetmiştik. Şimdi biraz daha somut bilgilerle devam ediyoruz. Şu an Ay’da kurulması muhtemelen ilk koloni büyük ihtimalle ABD liderliğinde olacak. Dolayısıyla NASA’nın planlarını daha gerçekçi ve yapılabilir olacağını düşünerekten devam etmek yazımızı daha da somutlaştıracaktır.

Ay’da Koloni Kurulması Ve NASA’nın Planları

NASA, nereden bakarsanız bakın evrende insan yapımı en gelişmiş uzay kurumu olarak nitelendirilebilir. Nitekim uzun süreli planlarıyla geçmişte gösterilen başarılarıyla bunu kanıtlıyor. Nitekim bence Ay’a insanlı uzay uçuşundan ziyade Mars’a gönderilen Spirit ve Opportunity araçları bu ilk cümlemdeki düşüncelerimi kanıtlar durumda. İşte o NASA’nın ekonomik ve teknolojik imkânlar doğrultusunda Ay’da 2019-2024 yılları arasında bir insan kolonisini kurmayı planlıyor.

Planlara göre Ay kolonisinin enerji kaynaklarının nükleer enerji -fisyon reaktörü- ve güneş enerjisi olacağını şüphesiz olarak görmekteyiz. Her ne kadar güneş enerjisi hâlâ geliştirilmek durumunda olsa da o yıllar da bu teknolojinin daha da verimli olacağını düşünmekteyim. Ay kolonisinde güneş enerjisinden depolayarak yararlanmayı düşünüyorlar. Yani Ay’ın Güneş’i gören yüzeyinde bulunan güneş panelleri ile elektrik enerjisi depolanmış olacak ve sonra güneş panelleri Ay’ın karanlık yüzünde kaldığında bu depolanan enerji kullanılmış olunacak. Fizyon reaktörü ise daha önceki uzay programlarında da kullanılmış ve uzay çalışmaları için alışılagelmiş bir teknoloji, Radyoizotop Termoelektrik Üretici. Bu yazı içerisinde kısaca RTÜ olarak bahsedeceğim. RTÜ, önceki Uzay Çağı yazımızda bahsettiğim Voyager-1 ve Voyager-2 uzay araçlarında kullanılan bir güç kaynağı. Sadece bu uzay araçlarında değil Cassini, New Horizons, Ulysses, Galileo ve hatta Apollo 13 hariç Apollo 12′den Apollo 17′ye kadar olan uzay araçlarında kullanılmıştı. Dolayısıyla teknolojinin gelişmesiyle beraber bu teknoloji de geliştirilmekte ve Ay’da kurulacak olan üs-koloni için en uygun alternatif.Ay kolonisinin oluşturulmasında bazı adımlar atılmalıdır ilk önce. Bu adımlar koloniden önce Ay’a karakol ve üsler kurmaktan ibarettir. Yukarıda söylediğim planlarda ABD’nin ilk üs veya karakol kuracağını ayrıca belirtmeliyim. Sonrasında Çin 2025 yılında Ay’a insanlı uçuş planlıyor ve Japonya ile Hindistan’ın da 2030′lu yıllarda Ay’da üs kurma planları var. Yani kalıcı insan topluluklarının yaşayabileceği bir Ay kolonisi 2050′li yıllardan sonra gelişkin bir düzeyde olacağı açıktır tabii herşey planlandığı gibi giderse…

Ay kolonisi ile ilgili daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak isteyenler ekteki kaynakları inceleyebilirler (kaynaklar ingilizce).

Mars’ta Koloni

Kızıl gezegen insanoğlu için hep merak konusu olmuştur ve onun keşfinden bu yana hep ilgimizi kendisine çekmiştir. Hâlâ da bu durum böyledir. Şimdiye kadar insanlı uçuş yapabildiğimiz tek dünya dışı göktaşı Dünyamızın uydusu Ay iken insanoğlu henüz Dünya dışında hiçbir gezegene ayak basmamıştır. Gelecekte ise şüphesiz insanoğlunun Dünya dışında ayak basacağı ilk gezegen Mars olacaktır.

Mars için şimdiye kadar uzay araçları ile robotlar gönderilerek gezegen hakkında çeşitli ipuçları ediniyoruz. Bu ipuçları arasında Mars’ın atmosferindeki gazların bileşimi, Mars’ın toprak ve kayaç yapısı, suya dair işaret olabilecek olası maddeleri ve saire sayabiliriz. Şimdilerde ise yeni uzay programları Mars için geliştiriliyor. Ancak şu ana kadar Mars için yapılmış uzay programları içerisinde ikiz robotlar olarak bilinen Spirit ve Opportunity’in Mars’daki maceraları son zamanlarda uzay çalışmalarına ilgiyi bir hayli artırdı. Geçtiğimiz yaz döneminde dünya neredeyse Mars’ta suyun var olduğunu kabul edecekti ama olmadı. Şu an bu iki robot hâlâ orada ve üstün teknolojileri ile Mars’ı bizim için araştırıyorlar. Geçtiğimiz yaz ile ilgili gelişmeleri okumak isterseniz, KuarkHaber‘deki bu çalışmaya bakmalısınız.Mars’daki gelişmeler sadece ikiz robotlarla sınırlı kalmıyor. 2011 yılıyla beraber Mars’ta yeni uzay araçları ile yeni görevler gerçekleştirilecek. NASA’nın bu konudaki programı belli. Sizlere kısaca 2011 yılı ve sonrasında NASA’nın Mars gezegenine göndereceği keşif araçlarından ve neler yapacaklarından bahsedeceğim ve sonrasında Mars’ta bir koloninin önemine değineceğim.

2011′in ardından Mars keşifleri

NASA, 2013 yılı olarak takvimlendirdiği keşif görevlerini Mars gezegeni için hazırlanan uçak ve balonlarla sürdürmeyi planlıyor. Bu araçlarla daha önceki keşif aracı olan Phoenix Lander uzay aracı gibi Mars’ın atmosferi, iklim geçmişi ve potansiyel yaşam alanları araştırılacak. Tabii bunların yanında Mars’ın hâlâ bilmediğimiz heyecan verici yerlerinin de farkına varmış olacağız. Bunun dışında Mars’tan herhangi bir numune -kaya parçası,toprak-alıp Dünya’ya dönüş yapabilen uzay araçları üzerine çalışıyorlar ancak bu görev için herhangi bir tarihlendirme şu an için yok. Mars’tan gelecek olan bu örneklerin kimyasal ve fiziksel karakteristikleri incelenecek.

Mars’ta olası yaşam  formlarının araştırılması için bir astrobiyoloji saha laboratuvarı öngörülüyor. Bu laboratuvarda robotik arama ile yaşam izleri aranacak. Robotik laboratuvarda hayatın izleri olarak kabul edeceğimiz karbon bileşiklerini tanımaya ve ölçmeye yönelik cihazların yer alması planlıyor. Bu astrobiyoloji laboratuvarı Mars Bilim Laboratuvarı olarak bilinen Mars ile ilgili jeolojik ve benzeri analizlerin yapılabileceğirobotik laboratuvaların bünyesindedir.

Derin sondajlar ve diğer teknolojiler ile Mars yüzeyinin yüzlerce metre altı araştırılacak.

NASA’nın Mars ile ilgili tüm uzay programlarını şu sayfadan bulabilirsiniz.

İşte bu keşif programlarından sonra insanlı uzay uçuşları Mars’a yönelmiş olacak elbetteki gelişen teknolojiye bağlı olarak. Ay’da üslerin kurulması ile beraber Mars için uzay programlarının yoğunlaşacağı açıktır. Ne var ki Mars’ta aradığımız su gibi ya da potansiyel yaşam alanları bulunamazsa çok yüksek teknolojilere sahip olamadığımız sürece Mars’ta bir koloniden bahsetmek çok zor olacaktır. Çünkü Dünya’dan çok çok uzakta bir gezegen ve atmosferi Dünya’dan çok çok ince ve bu da Güneş’ten gelen zararlı ışınlardan tutun da meteor yağmurlarına kadar pek çok olumsuz faktörü beraberinde getirir. İşte bu yüzden Mars’ta koloni oluşturmak için çok büyük bir teknolojiye sahip olmamız gerekecektir. Mars durağını tamamlarsak sonraki durağımızın Satürn‘ün uydusu olan Titan olacaktır. Çünkü orada su bulma olasılığımız yüksek.

Mars kolonisini eğer insanoğlu kurabilirse uzay çağının en önemli kilometre taşı olacaktır. Koca bir dönüm noktası olacaktır hem de… Çünkü bahsettiğim gibi böyle bir iş için gerekli olan teknoloji günümüze göre çok üst düzeydir. Eğer ki insanoğlu bu teknolojiye ulaşabilirse bir gün bilimkurgu filmleri bile gerçek olabilir. Yıldız Savaşları, Star Trek ya da diğerleri ama o teknolojinin ardında gezegenler arası seyahatler sıradanlaşmış olacaktır. Hatta bu bir turizme zaten Ay’da kurulacak olan koloni ile dönüşecektir. Mars gezegenine kurulması muhtemelen bir koloni ile de uzay turizmi bomba gibi patlayacaktır ve aslında epey de kârlı bir işe dönüşecektir. Bu yüzden uzay araştırmalarında ileri olan ülkeler bu alandaki çalışmalarının giderlerini bu tip yan sektörlerden gelirler elde ederek karşılayacaktır.

Ay’da ve Mars’ta kurulması muhtemel koloniler ile insanoğlu evrendeki arayışında bir adım daha öteye gitmiş olacak. Kendisine bu evrende biçtiği rolü farklılaştırmış ve genişletmiş olacak. Millet ve ülke kavramından dünyalı, uzaylı olma kavramına yönelecek. İnsan olmakla ülke farklılığının göz ardı edileceği düşünülüyor. Aslında şimdiden bu durum insanlara empoze edilmeye çalışılıyor. Yani gelecekte İspanyol, Türk, Arap kavramları sadece kavram olarak kalacak öyle bir dönem olmuş olacak ki insanların birbirleriyle bağ kurmaları sadece insani yönlerden dolayı ele alınmış olunacak. Ön planda tutulmuş olunacak. Belki farklı dilleri konuşuyor olabiliriz belki ama biz insanlar olarak bu koskoca evrende biriz ve bizden başka akıllı bir canlı yok. Tabii başka bir senaryoda ise yeni yaşam formları belki bulunur yani aslında evrende sadece bizim olmadığımız başka akıllı yaşam formlarının olduğu da bulunursa yine değişen bir şey olmayacak çünkü bu seferde bizler insanlar olarak başka yaşam formuna karşı kenetlenmiş olacağız, aramızdaki ayrılıkları göz ardı etmiş olacağız bu evrende soyumuzun devam etmesi için. Sonuç olarak uzay çağının bu bizim zamanımıza göre en ileri zamanlarında insanlık evrensel kavramını kazanabilir.

Bu yazımızda son noktayı koyuyoruz ama Uzay Çağı yazı dizisi devam edecek. Gelecek yazımızda Mars’ta koloni kurulması ile beraber yeni insan ırklarının belki de daha doğru ifadeyle yeni insan topluluklarının geleceği hakkında az da olsa bilgimi paylaşacağım ve biraz da hayal kuracağız.

Gökhan Atmaca

Kaynaklar:

  1. http://en.wikipedia.org/wiki/Colonization_of_the_Moon
  2. http://en.wikipedia.org/wiki/Lunar_outpost_(NASA) 
  3. http://marsprogram.jpl.nasa.gov/missions/

Bu yazı dizisinin önceki yazısı: Ay’da Koloni ve Uzay Çağı

Popularity: 12% [?]

Bu yazı toplamda 14055, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

“Mars’ta Koloni ve Uzay Çağı” makalesi için 5 yorum

  1. nanoturkiye |

    Gökhan gerçekten güzel bir yazı olmuş. Uğraştığın için teşekkürler. Yıllardan beri Ay’a gitme kouşuluyor, hatta oradan maden çıkarma projesi falan var eskiden başlatılan. Fakat bir adım atılmamış gibi. Bakalım bu sefer olacak mı?

  2. Gökhan ATMACA |

    Ahmet yorum eklediğin için özellikle teşekkür ederim :) . Ay’a gitme konusunda çok yaklaştık diyebiliriz. Çünkü uzun süredir beklenilen birşey ve artık NASA’nın ya da bir Rusya’nın gerekli teknolojik donanıma neredeyse ulaşıldığı görülüyor. Ki yapılan uzun dönemli planlarda da artık çok uzak değil bize 2010 yılından sonra bambaşka bir uzay serüvenimiz olacak. Ne var ki bu serüveni sekteye uğratabilecek şeyler örneğin savaşlar, ekonomik krizler, büyük afetler olmazsa bu programlar uygulanabilir. Çünkü çok yüksek mevlalar işin içinde. Ben Ay’da koloni veya üs kurulduğunu göreceğime inanıyorum kalan yaşantımda ;) Mars’ı bilemem ama :p

  3. Erol |

    Önce Ay sonra Mars olacak gibi.Mars’ta koloniye çok büyük engel oluşturuyor yerçekimi.Hem kullanılan katı yakıtın ve sıvı yakıtların(hidrojen,petrol ürünleri vb.) tükenme noktasına gelindiği zamanlarda Ay’dan kaldırılacak arçların çok küçük enerjiler ile kaldırılabileceği açık.Bunun için Ay insanlıın ikinci evidir.Mars ise o evin bahçesidir.Fakat unutmamak gerekir.Evin içerisinde bir şey yoktur.Her şey bahçeden gelir.

  4. Erol Kethüda |

    Mars için tüm dünyanın seferber olması gerekiyor.Merakla beklediğimiz insanlık için çok önemli bir adım znnettiğimiz Mars,dünya yani insanlık olarak bir olamazsak hüsran olacaktır.

    Mars’ta kurulacak bir koloni için tek bir ülkenin ekonomsi asla yetmeyecektir.Bir grup ülke dahi yönetecek olsa bir süre sonra kendi sorunlarımızdan ötürü içinden çıkılmaz bir hal alacaktır koloni projesi.

    İnsanlık soyunu devam ettirmek istiyorsa tek bir güç olmak zorunda.Bu olmazsa yakın zamanda insan ırkı yok olacaktır.—tek boyutlu görüş—

    Dünya dışı uygarlıklar bu konu ile kısmen ilgilidir.”Mars’ta insan” için gün saydığımız bu günlerde evrende gelişen olaylar neticesinde ne gibi bir sonuç doğuracağını her birlikte göreceğiz.

    HEDEF MARS…

  5. Foton kusagi admin |

    Sanırım artık başka gezegenlerde başka yaşamlar bulunmaya başlanacak.Bunun araştırılması yıllardır yapılıyor, belkide somut veriler NASA’nın elinde mevcut ancak kamuoyu ile paylaşılmıyor.Nasa’nın daha çok şey olduğunuda düşünüyorum bir marduk,bir foton kuşağı nasa’nın bilgisi dahilinde,NASA’dan emekli olanların hepsi neredeyse bu araştırmalardan ve bunların gizli tutulduğundan bahsediyor.ABD hükümeti de herşeyin farkında fakat dünya hiçbirşey bilmiyor.NASA’nın bu konularda tekel durumunda olması bizi baya bi geri bırakıyor.Adamalar dünyadaki herhangi bir tehlike çanında gider marsa yerleşirlerse ben şahsen şaşırmam,Bizde arkadan el sallarız.

Yorum yapmak ister misiniz?