2012 Filmi (Yorum)

Aylardır hatta bir yıl öncesinden fragmanları internette dolaşan, film ile ilgili hemen hemen herkesin izlemeden bir görüşünün olduğu zamanlar geride kaldı. İki üç haftadır vizyonda olan 2012 filmi beklenildiği gibi büyük bir ilgiyle karşılandı ve herkes merakla sinema salonlarını doldurdu. Büyük paraların harcandığı bu film, Maya takvimine göre 21 Aralık 2012′de dünyanın yok olacağını konu alıyordu ve aslında tüm izleyici kitlesini ve reytingini Maya takviminden almayı da başarmış oldu böylece. Her ne kadar film içerisinde Maya takvimi konu edilse de filmin içeriği Maya takviminden oldukça uzaktı sadece rastlantı gibi düşündürülmeye çalışılmış. Ancak gerçekte tamamen bir pazarlama stratejisi olduğunu görüyoruz. 2012 yılına yaklaşırken oldukça popüler ve insanların büyük bir kitlesi tarafından acabalarla dolu soru işaretleri varken yine bilindik bir dünya yok olma mücadelesi olan klasik bir Hollywood filmini bu soru işaretleriyle birleştirerek büyük bir yankı uyandırdılar. Oysa ki Maya takvimi söz konusu olmasaydı yani insanların bu kadar merakla bekledikleri şeyler olmasaydı güzel bir vitrin yakalamayacakları açıktı. Çünkü izleyici doymuştu bu tür filmlerle yeterince. Bu yazıya devam etmeden önce isterseniz 2012 yılı ile ilgili kehanetleri, efsaneleri daha önceki bir yazımda okuyabilirsiniz.

{Filmi izlemediyseniz devamını okumayın, filmin içeriği ile ilgili bilgiler mevcut} 2012 filminin ana konusu ve milyon dolarların harcandığı olay dünyanın çöküşü. Dünya’nın çöküşünü nasıl kurgulamışlar? Daha önceki yokoluş filmlerine göre ufak nüans farklılıkları var. Örneğin Güneş Patlamaları daha önce dile getirilmiş olabilir ama bu sefer bu olaylara biraz daha canlılık katılmış. Nitekim fizikçilerin bildiği gibi nötrino denen atom altı parçacıklar vardır ve bu parçacıkların henüz kütlelerinin ne olduğu kararlaştırılamamıştır. Kimi araştırmacılar kütlelerini yok varsayalım derken kimileri de çok küçük de olsa kütlelerinin varlığına işaret ederler. Bu konudaki tartışmalar sürerken araştırma çalışmaları da devam ediyor. Bu konu ile ilgilenen araştırmacıların çoğunluğunu parçacık fizikçileri ve astrofizikçiler oluşturur. Nötrinoların sayısı ise oldukça hem de oldukça fazladır. Şu an nerede olursanız olun içinizden belki de milyarlarca nötrinonun geçtiğini söyleyebilirim. Yani bu parçacıklar sizler hissetmeden içinizden rahatlıkla geçebiliyor hadi bizi bırakın mavi gezegenimiz Dünyamız da aynı şekilde. İşte bu filmin başında bir kabul yapılıyor bir anda bu nötrino parçacıklarının belirgin kütlesi olduğu fark ediliyor aslında anlayabildiğim kadarıyla parçacıklar yeni kütle kazanıyorlardı ve diğer yandan Güneş’teki bazı anormal aktiviteler neticesinde yani büyük Güneş Patlamaları ile bu nötrinoların sayısı neredeyse 2 katı kadar artıyor. Bu durumda sizin ve dünyamızın içinden geçen nötrinoların sayısı artıyor üstüne üstlük nötrinoların kütlesi var yani siz ve dünyamız artık bu parçacıklarla etkileşebilir durumdasınız. Sonuç olarak bu nötrinolar dünyamızın eriyik haldeki iç çekirdeğini tıpkı bir kazandaki su gibi fokur fokur kaynatmaktadır. Dolayısıyla iç çekirdek yerinde durmayarak taşıyor ve dış çekirdeği geçerek magmanın yeryüzüne ulaşmasıyla filmin macerası başlıyor. Burada bir eksik var belki nötrinoların iç çekirdeğe bu tarz bir etkisi olabilir, ihtimaldir ama kesinlikle insan bedeni üzerinde de etkileri olmalıydı, es geçmişler işte bu yüzden kurgusu zayıftı. Film adeta dünyanın yıkımına odaklanmıştı ve bu da düşük kaliteli bir film demekti yan unsurlar hiç kullanılmamış kurguda.

Filmin devamında ise insanlar gemilere sığındıktan sonraki süreç boşverilmiş, yarından sonra filminin yönetmenine hiç yakışmamış. O filmdeki gibi bir takım süreçler dahil edilebilirdi kesinlikle.

Film beklediğimden fazla şekilde esprili, komik sahnelere sahipti. Özellikle şehrin ortası yarılırken uçuşan bir metroyu görmek kahkahalara boğdu beni biraz da :D Filmin bu tür görsel efektleri için harcanan paraya gerçekten değmiş doğrusu çok güzel kullanılmış bu teknoloji ;)

Kurguda çok eksikler vardı, böylesine reklamı yapılan bir filmden insanlar çok şey bekliyor aslında. Üstelik konu da böylesine merak uyandırıcıiken ve de düşündüğümüz zaman da oldukça çeşitlendirilebilir bir yapıya sahipken ama yine de görsel efektlerle dolu 2012 filmi sinema takipçileri için izlenebilir bir film olarak hafızalarımıza kazındı diyebilirim.

Sizin de yorumlarınızla filmi başka açılarıyla ele alabiliriz, yorum kısmında siz okuyucularımızın da film hakkındaki düşüncelerinizi görmek isterim.

Gökhan Atmaca

Nötrinolar için tartışma: http://www.scientificamerican.com/blog/post.cfm?id=in-2012-neutrinos-melt-the-earths-c-2009-11-13

Popularity: 8% [?]

Bu yazı toplamda 1511, bugün ise 4 kez görüntülenmiş

“2012 Filmi (Yorum)” makalesi için 1 yorum

  1. Foton kuşağı |

    2012 için ortaya birçok şey atılıyor biliyorsunuzdur. Olumlu olacak görüşleri de var felaket görüşleri de, yeni bi dünya başlayacak da diyorlar, Seller tufanlar, fırtınalardan da bahsediyorlar. Ancak bu film tamamen felaket üzerine kurulmuş olması 2012 yi tam yansıtamadı bence. Elbette 2012 nin bir yönünü vurgulamayı tercih edeceklerdi ancak, biraz da olumlu bir hava katabilirlerdi.

Yorum yapmak ister misiniz?