Şaşırtıcı Alternatif Enerji Kaynakları |2|

Şaşırtıcı alternatif enerji kaynakları isimli yazı dizimize başka alışılmadık enerji kaynaklarıyla devam ediyoruz.

Sıcak kaya gücü : Sıcak kaya gücü, kabukta radyoaktif elementlerin bozunmasıyla ve Dünya’nın çekirdek kabuğundan taşınan ısıyla ısıtılan kaya boyunca soğuk tuzlu pompa çalıştırılarak jeotermal enerjinin yeni bir türü elde edilir. Isınan su yukarı çıkar, oluşan enerji bir buhar türbini tarafından elektrik enerjisine dönüştürülebilir. Sıcak kaya gücünün avantajları arasında enerji çıkış kontrolünün kolay olması ve bu şekilde 24/7 enerji sağlanabilir olması sayılabilir. Yazının devamı »

Popularity: 2% [?]

Şaşırtıcı Alternatif Enerji Kaynakları

Dünya’nın günümüzdeki enerji darboğazı – insanoğlunun bitmek bilmeyen hırsı ve savurganlığı- nedeniyle yeni enerji kaynakları araştırılıyor. Bu enerji kaynaklarının maliyeti düşük, verimi yüksek olması gibi kriterlere sahip olanlarını bulmak ise en büyük hedef birçok devlet kurumu ve araştırma kuruluşları için. Daha önce bu alternatif ve yenilenebilir enerji kaynaklarından bahsetmiştik en azından sizler birçoğunu duymuşsunuzdur: Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, dalga enerjisi, nükleer enerjisi, hidrojen gibi… Bu kaynakların dışında sizi de şaşırtacak enerji kaynaklarının var olabileceğini hiç düşündünüz mü? İki yazı halinde sizlere bu enerji kaynaklarından çok kısa bir şekilde bahsedeceğim…

CREDIT: rachel_thecat/Flickr

Deniz tuzu gücü: Deniztuzu gücü başka isimlerle de adlandırılmakta: ozmotik güç veya mavi enerji gibi… Yenilenebilir enerji kaynakları arasında ümit verici olanlarından biri olsa da henüz tamamen üzerinde durulduğu söylenemez. Suyu tuzdan arındırmak için muazzam enerji harcanır, tersi olduğunda ise enerji üretilir ve tatlı suya deniztuzu eklenir. Bu süreç baştan sona ters elektrodializ olarak adlandırılır, mavi enerji güç istasyon alanları elde edilebilir, bu enerji dünya sularında haliçlerde, nehir ağızlarında doğal bir şekilde serbest durumdadır. Yazının devamı »

Popularity: 2% [?]

Dünya’nın En Küçük Kardan Adamı: NanoKardan Adam

Biliminsanları Dünya’nın En Küçük Kardan Adamını Yaptılar

İngiltere’de Ulusal Fizik Laboratuvarı’nda Kuantum Keşif grubunda bilim insanı olan David Cox, nanofabrikasyon tekniklerinde uzman birisidir. Son günlerde, bir parça mizah ve onun sanat anlayışından araçların kullanılmasını göstermek amacıyla kendisinin son şaheserini Dünya’nın en küçük kardan adamını yaptı. Bu kardan adamının boydan boyu insan saçının beşte biri kadar sadece 0.01 mm.
Yazının devamı »

Popularity: 5% [?]

2012 Filmi (Yorum)

Aylardır hatta bir yıl öncesinden fragmanları internette dolaşan, film ile ilgili hemen hemen herkesin izlemeden bir görüşünün olduğu zamanlar geride kaldı. İki üç haftadır vizyonda olan 2012 filmi beklenildiği gibi büyük bir ilgiyle karşılandı ve herkes merakla sinema salonlarını doldurdu. Büyük paraların harcandığı bu film, Maya takvimine göre 21 Aralık 2012′de dünyanın yok olacağını konu alıyordu ve aslında tüm izleyici kitlesini ve reytingini Maya takviminden almayı da başarmış oldu böylece. Her ne kadar film içerisinde Maya takvimi konu edilse de filmin içeriği Maya takviminden oldukça uzaktı sadece rastlantı gibi düşündürülmeye çalışılmış. Ancak gerçekte tamamen bir pazarlama stratejisi olduğunu görüyoruz. 2012 yılına yaklaşırken oldukça popüler ve insanların büyük bir kitlesi tarafından acabalarla dolu soru işaretleri varken yine bilindik bir dünya yok olma mücadelesi olan klasik bir Hollywood filmini bu soru işaretleriyle birleştirerek büyük bir yankı uyandırdılar. Oysa ki Maya takvimi söz konusu olmasaydı yani insanların bu kadar merakla bekledikleri şeyler olmasaydı güzel bir vitrin yakalamayacakları açıktı. Çünkü izleyici doymuştu bu tür filmlerle yeterince. Bu yazıya devam etmeden önce isterseniz 2012 yılı ile ilgili kehanetleri, efsaneleri daha önceki bir yazımda okuyabilirsiniz.

Yazının devamı »

Popularity: 8% [?]

KBT Nanoteknoloji Tanıtım Ofisi Artık Aktif!

Kuark Bilim Topluluğu olarak kuruluş amaçlarımıza yönelik sürdürdüğümüz çalışmalar devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde topluluğumuzun 6. kuruluş yıldönümü nedeniyle topluluk katılımcılarımız tarafından sürdürülen çalışmalardan biri sonuçlandı. Topluluğumuzun bir çalışma grubu olan Kuark Moleküler NanoBilim Araştırma, nanoteknoloji temelli faaliyetlerini büyük bir hızla sürdürüyor, 29 Ekim’de hem cumhuriyetimizin hem de topluluğumuzun kuruluş yıldönümünde bilimseverlere adeta hediye olarak Avrupa Komisyonu tarafından 2002 yılında Avrupa halkları için hazırlanmış yarım saat süren nanoteknoloji konulu belgeseli Türkçeleştirdik. İlk önce facebook üzerinde yayınladığımız bu belgesel daha sonra sevenload vasıtasıyla internete ve sonra arşivlemek isteyenler için rapidshare’e eklendi. 29 Ekim’den bu yana yaklaşık 1000 kişiye bu belgeselin ulaştığını tahmin ediyoruz.

Yazının devamı »

Popularity: 5% [?]

2012 Ölümleri

Her zaman olmuştur şehir efsaneleri, 1999 depreminden sonra deprem olacak söylentileri gibi insanların büyük bir çoğunluğu tedirgin edilmiştir, inandırılmıştır buna. Elbette her zaman deprem olabilir buna kuşku yok, elbette de insanlar bir gün ölecektir. Bu da kuşku götürmez. Ne var ki kıyamet günü şu gündür, dünyanın sonu bugündür demek doğru olmamalıdır. En nihayetinde 2012 filmi ile ilgili düşüncelerimi aktarırken bu tür senaryolardan bahsettim, kimler neleri söylüyor ne tartışıyor bu fırsattan istifade ederek görelim dedim. Gördük, sitemizde de en çok okunan yazılar arasına girmiş de oldu bu yazı. Yani çok kişi okudu, yani insanların bir kısmı 2012 yılında ne olacak merak ediyor? İnsanların bir kısmı korkuyor, endişe ediyor hatta planlarını buna göre düzenliyor! İnsanlar yönlendiriliyor! Hatta bugün facebook’ta 2012 filminin sayfasında bir anket vardı. Bu anketteki sorulan soru şu idi:” Eğer 2012 yılı dünyanın sonu ise ne yapardınız?”. İşte üç tane seçeneği de vardı. Seçenekler önemli değil herşey olabilir ama önemli olan soru, 2012 yılı dünyanın sonu olursa, 2012 yılı dünyanın sonudur ya da değildire doğru bilinçaltında yer edinir aslında. Sonuç olarak 2012 yılı yerine 2060 da olabilir 3000 de yani elbet birgün olabilir belki de Güneş’imiz yaşadığı sürece hiç olmayacak ama şu gerçek dünyanın sonu gelmese de gelse de insanlar ölecek. İnsan ölecek. Maya takvimi 2012 yılında sona eriyormuş bu yüzden dünyanın sonu gelebilir diye bir yaklaşım varken bir de o insanlar ancak bu kadar ilerisini düşünebilmişler diye bir yaklaşım da var öyle değil mi?
Yazının devamı »

Popularity: 7% [?]

Füzyon Enerjisi ve Geleceği

İnsanoğlu için enerji, 19.yüzyılın sonlarına kadar özellikle fosil yakıtlarıyla karşılanmaya çalışılıyordu. Endüstri devrimi ile beraber artan enerji talebi ve teknolojik gelişmeler nedeniyle bu talebi karşılayabilmek için hidroelektrik, nükleer, güneş, rüzgar gibi enerji kaynakları insanoğlu geçtiğimiz yüzyılda yöneldi. Ne var ki bu enerji kaynaklarından kimi yeterli verime sahip değilken kiminin çözülmeyi bekleyen problemleri var. Ancak fosil yakıtlarının rezervlerinin giderek azalması ve az önce bahsettiğim nedenlerle günümüzde görülen enerji krizlerinin oluşmasına neden olmakta ve gelecekte daha büyük sorunlara/krizlere doğru insanoğlu adeta sürüklenmektedir. Üstüne üstlük insanoğlu aşırı kullandığı fosil yakıtları sonucu küresel iklim değişikliği ile büyük bir tehdit altında. Bir çok uzman için geri dönüşü olmayan bir yola girildiği düşünülse de küresel iklim değişikliği için ancak en azından önümüzdeki dönemlerde girilecek olan bu süreçi en az zararla geçirmek için çalışmaların yapılmasının gerekliliğine vurgular yapılıyor. Dolayısıyla hem küresel iklim değişikliğine birincil etken olan fosil yakıtların daha az kullanılması amacı hem de fosil yakıtların rezervlerinin sonuna yaklaşılması artık yeni ve üstelik temiz, yenilenebilir enerji kaynaklarının bulunması, geliştirilmesi için şart oldu. Bu yeni elde edilmeye çalışılan enerji kaynakları arasında diğer enerji kaynaklarına oranla çok daha verimli enerji kaynağı olarak nükleer füzyon gösterilebilir. Ancak nükleer füzyondan enerji için teknolojik yetersizlikler ve çözülmeyi bekleyen problemler gibi engeller var. Yazının devamı »

Popularity: 9% [?]

Casimir Etkisi ve Nanomakineler

Casimir Etkisi ve Nanomakineler

Casimir etkisi, vakumun kuantum mekaniksel sıfır nokta enerjisinin göstergesi gibi görülebilir ve son zamanlarda abartılmaktadır. Casimir etkisinin yeni ve gizemli bir şey olması, ileri nanomekaniksel sistemleri bozabilecek veya yardımcı olabilecek mi?Gerçekte, Casimir etkisi 80 yıl önce tahmin edilirken 60 yıl önce ideal hâle getirildi ve 50 yıl önce de düzeltmeler yapıldı.

Yazının devamı »

Popularity: 8% [?]

İzlemelisiniz: Pek Yakında Sinemalarda.

Geride bıraktığımız yaz döneminin ardından Eylül’de sinema severleri bekleyen oldukça iyi yapımlar var. Birkaçı hakkında yorumlarımı sunarak sizlere fikir verme amacındayım.

G-Force

Bir animasyon filmi olan G-Force, 3 boyutlu olarak izlenebilecek. Walt Disney tarafından yapılan bu filmde kahramanlarımız özel bir ajan timi olacaklar. Tabii ki bu birim insanlar üzerine değil ama bu birimin görevi bir milyarderin dünyayı ele geçirmesini önlemek. Fragmanı ile çoğu kişide büyük beklentiler uyaran bu filmde eğlenceli ve bol kahkahalı bir zaman geçireceğinizi düşünebilirsiniz. Türkiye’de vizyona 18 Eylül’de girecek. Yazının devamı »

Popularity: 8% [?]

‘NanoPen’ Nanoteknoloji Üretiminde Yeni Bir Bölüm Yazabilir!

California Üniversitesi’nden araştırmacılar, futuristik elektronik aygıtlar (tellerden devrelere), medikal tanı testleri ve başka olması umulan nanoteknoloji uygulamaları yapılması için nanoparçacık modelleri aşağıya koymanın kullanışlı yolu olan hızlılık sağlayan NanoPeni geliştirdiklerini duyurdular. Böylece nanoteknolojide uzun süredir bekleyen sorunların çözümünde yardımı olabileceği ACS NanoLetters’daki yayında anlaşıldı. Yazının devamı »

Popularity: 8% [?]